Ali İsmail Korkmaz’ın davası yarın görülecek

Ali İsmail Korkmaz'ın davası yarın görülecek

\

Ali İsmail Korkmaz’ın davası yarın görülecek

02.02.2014 16:20 436 kez okunmuş

Eskişehir’de 2 Haziran gecesi Gezi Parkı eylemleri sonrasında darp edilen ve kaldırıldığı hastanede ölen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın davası, yarın Kayseri Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Tedavi gördüğü hastanede 10 Temmuz günü hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcının talimatıyla aralarında bir polisin de bulunduğu 5 kişi tutuklanmıştı. Polis memurları Ş.G., H.E. ve Y.A.’nın ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım’da görülmesi planlanan davanın ilk duruşması ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor doğrultusunda ‘güvenlik’ gerekçesiyle Kayseri 3 Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınmıştı.

ile etiketlendi | Yorum bırakın

“Kan davalı” aileler barıştırıldı

\

“Kan davalı” aileler barıştırıldı

02.02.2014 16:51 366 kez okunmuş

Sason ilçesinde 20 yıl önce Çetinkaya ve Yücebağ aileleri arasında 6 kişinin ölümüne ve 25 kişinin de yaralanmasına neden olan kavganın ardından başlayan kan davası son buldu.

AK Parti Diyarbakır eski Milletvekili İhsan Arslan ile kanaat önderi Selman Bağdu’nun girişimleri sonucunda Çetinkaya ve Yücebağ aileleri Beşiri ilçesinde Selman Bağdu’nun evinde verilen yemekle barıştırıldı.Yücebağ Belde Belediye Başkanı Atilla Çetinkaya, burada yaptığı konuşmada, kan davasının sona ermesi nedeniyle mutlu olduğunu belirterek, “Acıyı ve sevinci bir arada yaşıyorum. Bundan 20 yıl önce çıkan kavgada babamı kaybettim. Artık bölgede kimsenin çocuğu yetim kalmasın. İnşallah bugün buradaki barışımız ebedi kalır. Bundan sonra bu tür üzücü olayların yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi.Kanaat önderi Abdulsamet Kılıç ise bölgede halan devam eden kan davalarının son bulması için herkesin çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi.Selman Bağdu da hayırlı bir işe ev sahipliğini yaptığı için çok mutlu olduğunu aktararak, “Halkımız, arasındaki kin ve nefreti artık unutmalıdır. Butür olayların son bulması için her türlü yardım ve desteklerimiz sürecek” ifadesini kullandı.Daha sonra birbirlerine sarılan Çetinkaya ve Yücebağ aile fertleri kan davasını sonlandırdıklarını kayedettiler. Tören duaların okunmasının ardından verilen yemekle sona erdi.Yücebağ Beldesinde 1994 yılında Çetinkaya ve Yücebağ aileleri arasında yerel seçimler nedeniyle çıkan kavgada 6 kişi ölmüş, 25 kişi yaralanmıştı.

ile etiketlendi | Yorum bırakın

İHH’dan Suriye’ye 72. tır

İHH'dan Suriye'ye 72. tır

\

İHH’dan Suriye’ye 72. tır

01.02.2014 17:55 245 kez okunmuş

İnsani Yardım Vakfı (İHH) Bursa Şubesi, Suriye’ye 2 TIR daha yardım gönderdi. Bursa’dan şimdiye kadar Suriye’ye 72 TIR yardım gönderildiği bildirildi.

İHH tarafından Suriye’ye 2 TIR dolusu yardım malzemesi daha gönderildi. Mihraplı Camii önünde düzenlenen törenin ardından TIR’lar dualar eşliğinde uğurlandı. Battaniye, kuru gıda ve kıyafet bulunan 2 TIR’la birlikte vakfın Bursa’dan Suriye’ye gönderdiği TIR sayısı da 72′ye ulaştı.

İHH Bursa Şubesi Başkanı Hüseyin Kaplan, “Bugün 72. TIR’ı gönderdik. Bir TIR’ın içinde 25 ton kuru gıda, diğerinde ise kıyafet ve ayakkabı bulunuyor. Mihraplı Camii cemaatinin yardımları ile 72. TIR’ı da uğurladık. Bundan sonraki çalışmalarımızla, hedeflediğimiz gibi 100. TIR’ı da Bursa’dan uğurlayacağız. Bursa’nın bütün sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldık. İnşallah bunu daha geniş kitlelere yayarak yardımları artırarak devam ettireceğiz” dedi.

ile etiketlendi | Yorum bırakın

Adana’da Başbakan’a destek mitingi

Adana'da Başbakan'a destek mitingi

\

Adana’da Başbakan’a destek mitingi

01.02.2014 18:23 379 kez okunmuş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek amacıyla bir iş adamı öncülüğünde “Milletin Büyük Buluşması” mitingi düzenlendi.

Merkez Sarıçam ilçesi Asım Savaş Spor Salonu bahçesindeki mitinge gelen vatandaşlar, mehteran takımı tarafından karşılandı. Aydın’dan gelen Efeler de gösteri sundu.

Mitingi tertipleyen iş adamı Enis Timuçin, yaptığı konuşmada, insanların, faklı etnik köken ve inançlarından dolayı ayrıştırılmak istendiğini, Türkiye’nin zayıflatılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Çeşitli sebeplerle ülke ekonomisinin gelişmesinin önüne geçildiğini belirten Timuçin, şöyle devam etti:

“Barış ortamı sağlanan bir Türkiye’de ekonomik gelişmeler yaşanacağından dış güçler bunu istemedi. Dolayısıyla bugüne kadar süre gelen bu kaderin önüne geçen sayın Başbakanın üzerinden de bugün aynı eylem planları tatbik edilmeye çalışılıyor. İrademizle seçmiş olduğumuz sayın Başbakana sahip çıkma, destek verme, onun arkasında olduğumuzu göstermek için buradayız. Başbakanımızı, dış güçlere, onun uşaklığını yapan iş birlikçilerine yedirtmeyeceğimizi buradan yüksek sesle Türkiye’ye ve dünyaya duyurarak, bu fitilin ateşini yakmaya geldik.”

Aydın Yörük Efe Kültür Derneği Başkanı Muhsin Aydoğdu ise “Adnan Menderes, halkın teveccühüyle büyük çoğunlukla iktidara gelmiş ama iktidarı kaybeden zihniyet katlanamayıp, çeşitli bahanelerle ihtilal yaparak idam fermanını okumuşlar. Yine aynı zihniyet şu anda aynı oyunları oynamaktadır ama bu defa Adnan Menderes’i verdiğimiz gibi başbakanlar vermeyeceğiz” dedi.

Mitinge katılanlar, attıkları sloganla Başbakan ve hükümete destek verdi.

Etkinlikte kurban kesilerek dua da okundu.

, , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kocaoğlu’ndan rakibi Yıldırım’a devet

Kocaoğlu'ndan rakibi Yıldırım'a devet

\

Kocaoğlu’ndan rakibi Yıldırım’a devet

31.01.2014 17:00 1,414 kez okunmuş

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 30 Mart sonrası kapatılacak İl Özel İdaresi’nin mallarının paylaşımına yönelik dikkat çekici bir teklif sundu.

Eski Ulaştırma Bakanı ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ı bu konuda aktif görev almaya çağıran Başkan Kocaoğlu, “Komisyon toplansın, tek maddelik karar alsın. Bunu imzalayalım. Kentin bir problemini hep birlikte çözelim” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kanal 35 televizyonunda yayınlanan, Gazeteci Hasan Tahsin’in hazırlayıp sunduğu Sabah Resimleri adlı programa konuk oldu. Kent gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Başkan Aziz Kocaoğlu, 30 Mart’tan sonra kapatılacak İl Özel İdaresi mallarının paylaşımı, İzmir’e yapılacak statlar, kentsel dönüşüm ve ulaşım projelerini değerlendirdi. Başkan Kocaoğlu, Eski Ulaştırma Bakanı ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’a kent gündeminin önemli konu başlıklarından biri olan İl Özel İdaresi’ne ait malların, İzmirlinin malı olarak kalması yönünde destek talebini iletti.

Bu konuda Yıldırım’ın yaptırım gücü olduğunu ifade eden Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sayın Vali’yle beraber hemen komisyonu toplasın, tek maddelik bir komisyon kararı alalım. Görevler Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiğine göre, bu malların da bize devredilmesi yönünde tek maddelik karar alsın. Binali Bey’in bunu sağlama gücü olduğunu hepimiz biliyoruz. Buna karşı çıkacak bir tek kişi var: O da Sayın Başbakan. Binali Bey Sayın Başbakan’la konuşsun. Bunu imzalayalım. Kentin bir problemini hep birlikte çözelim” dedi.

Stat konusu siyasi bir oyundurKent gündemindeki stat tartışmasına ilişkin soruları da yanıtlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, şöyle devam etti:”Buradan tüm taraftarlarımıza ve tüm spor camiasına sesleniyorum: Biz stat yapılmasına karşı değiliz. Tam tersi, statların yapılmasından yanayız. Ama stadın nerede ve nasıl yapılacağını bu kentin hem taraftara, hem kulüp yöneticilerine, hem de bu kentin planlanmasından sorumlu olan Büyükşehir Belediyesi’ne sormadan bu iş olmaz. Stadın projesini gören var mı? Kulüp başkanlarından gören var mı? Varsa arasın söylesin.”Başkan Aziz Kocaoğlu, Spor eski Bakanı Faruk Özak ve Futbol Federasyonu ile birlikte Örnekköy’de büyük bir stat yapılması konusunda mutabakata varmalarına rağmen, bakan değişikliğinin ardından girişimlerin durduğunu söyledi. Bir önceki Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a konuyu iki kez aktarmasına rağmen girişimlerinden sonuç alamadığını hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, şunları kaydetti:

“Sayın Bakan geldi ve de gitti, hiçbir adım atılmadı. Sayın yeni bakanımıza göreve atandıktan sonra hem tebrik hem de İzmir’e yapılacak iki stat konusunda dilek ve isteğimi mektupla yazdım. Dediğim de şu: Örnekköy’e bir stat. Ben yapayım, lütfedin buyurun siz yapın ya da ortak yapalım. Siz ihaleye çıkın, ben parasının yarısını vereyim. Bırakın bana araziyi tahsis edin yapayım, size devredeyim. Bundan daha iyi teklif olur mu? Önemli olan şu stadın yapılması. Bu kentin spor altyapısının yapılması. Süper Lig’de takımımız yok diye mikrofonu alan konuşuyor. Niye, altyapı eksikliği var. Ben bu kentin belediye başkanıyım. 10 senedir yapıyorum. Fuar benim işim mi? Bu kenti kalkındırmak için yola çıkmış, fuara 400 milyon lira harcayan belediye başkanı, 50′şer, 100′er milyon lirayı ayırır buralara spor komplekslerini yapar birini Göztepe’ye, birini Karşıyaka’ya verir. Bir daha da bu konu konuşulmaz. Bizim bunu yapacak hem gücümüz var, hem isteğimiz var, hem inancımız var. Bugün bu iki yere stat yapacağım diye yola çıkmak bir siyasi oyundur.”

Ne Göztepe, ne de Karşıyaka statları için kent merkezinde belirlenen yerlerin uygun olmadığını dile getiren Başkan Kocaoğlu, “Büyük kentlerde bu saatten sonra şehrin göbeğinde stat yapılmaz. Yanlıştır. Çevresinde oturan vatandaşa işkencedir. Trafiğe işkencedir. Kente işkencedir. Yapılmaz. Bunlar halkta açık kamu alanları olarak bugünkü gibi, eski işlevlerini sürdürürler. Bu statları satalım da yerlerine bilmem ne yapalım. Bizim böyle niyetlerimiz yok. Göztepe’de Gürsel Aksel kalacak, Karşıyaka Spor Kulübü’nün olduğu yer Karşıyaka’da kalacak. Onun dışında ayrıca stat yapılıp verilecek” diye konuştu.

Kentsel dönüşümde elinizi tutan mı var?İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kentsel dönüşüm konusunda mülkiyete ve insana saygılı, 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 73. maddesini uygulamakta kararlı olduklarını dile getirdi. 6306 sayılı Riskli Alanlar Yasası’nı ise “ham yapma” yasası olarak niteleyen Başkan Kocaoğlu, şöyle devam etti:

“Seçim arefesinde 6306 sayılı yasa ile milletin kafasını karıştırdılar. Kocaman kocaman milletvekilleri gittiler biz daha fazla vereceğiz bizi bekleyin, ilçe başkanları bizi bekleyin diye. Devamı haftaya programları. Bu doğru bir yaklaşım değil. Ve bizim uzlaşma görüşmelerimizi hem Uzundere’de hem Bayraklı’da engellediler. Biz yapacağız diye… Efendim, Büyükşehir belediyesi kentsel dönüşüm yapmıyor, 6306 sayılı yasayı kullanmıyor diyorlar. Sizin elinizi tutan mı var? Sizin hem yetkiniz var. Hem bakanlığı temsil ediyorsunuz, hem Cennetçeşme’de bizim son noktaya geldiğimiz yeri, 541 hektar alanı kendiniz riskli alan ilan ettiniz. Niye başlamadınız? Buyurun başlayın, buyurun vatandaşın evini yıkın. Her türlü yetki elinizde.”

Başkan Aziz Kocaoğlu, metro konusunda farklı yorumlar yapıldığını belirterek, “Biz havlu atmadık. Biz metroyu bırakıp, diğer iller gibi ‘bu bizim işimiz değil, Ulaştırma Bakanlığı’nın işi’ demedik. İstediler, vermedik. Biz hayatımız boyunca hiçbir işi bırakmadık. Bu işi de yarım bırakmayız. Yapacaksanız, başlanmamış projelerimiz var. Projelerimizin bir kısmını da verdik. Hala sayın aday ‘projeleri yoktu’ diyor. Seçimden sonra çıkmazlarsa Narlıdere ihalesine de çıkacağız. Fahrettin Altay’a gittiğim gün, Narlıdere metrosunun startını vereceğim” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Sayın eski bakan, yeraltında uğraşmanın ne olduğunu biliyor. Konak Tüneli’nde ‘yok çanak çıktı, yok çömlek çıktı’. Burası deprem kuşağı, İzmir’in jeolojik yapısında problem var. İzmir çok hassas bir yerde. İzmir’de tünel yapmak, metro yapmak, zeminle fazla oynamak riskli. Şu anda tünelimiz bitti, raylar döşeniyor. 15-20 gün önce Üçkuyular’dan yürüyerek girdim, son geldiğimiz noktaya kadar tünelden yürüdüm. Bir problemimiz kalmadı. Raylar döşeniyor, sinyalizasyon çalışmaları devam ediyor. Biz riski sevmiyoruz, seçime yetiştireyim diye deneme sürüşleri yapmadan açmayız” diye konuştu.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu., tramvay projesinin Mithatpaşa Caddesi’nden geçmesi yönündeki görüşleri de şöyle değerlendirdi:

“Tramvay 30 km süratle geçecek. Mithatpaşa Caddesi bugünkü konumuyla, genişliğiyle, darlığıyla, darboğazlarıyla tramvayın geçmesine müsait değil. Defalarca inceledik ve sahilin kara tarafından geçirmeye karar verdik. İnceledik, tartıştık, yaptık projemizi ve ihaleye de çıktık. Uzun safhalardan sonra yetkiyi aldık Ankara’dan ihaleye çıktık. Önümüzdeki günlerde uygun gördüğümüz bütün tramvay güzergahı içinde Kordon’a her birisi yarışmayla elde edilecek yaya geçişleri, yürüyen köprüler, rampalar yapacağız. Zaten sahille bağlantıyı kesmiyor, bu tramvaylar maksimum 30 km hızla gidecek.”Başkan Kocaoğlu ihalenin seçim sonrasına bırakılmasına yönelik önerileri ise “Zaten itiraz mutlaka olur. Bu İzmir klasiği. KİK faktörü de var; temel atmak zaten seçim sonrasına kalır. Ama biz ihaleye çıktık, yapacağız” diye yanıt verdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, kent içi trafik sorununa ilişkin soruları ve İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın bu konudaki eleştirilere “otopark yok” şeklindeki değerlendirmesini ise şöyle yanıtladı:”Otopark yokmuş. İstanbul’da, Ankara’da yeterli otopark var mı? Hangi kentimiz de var? Hatay Caddesi’nde metro inşaatı başlamadan önce bir tane araba park etmiyordu, edemiyordu.

Bugün trafik polisi kadrosunda devletten maaş alan arkadaşlara Vali görev yaptırırsa bu kentte trafik problemi kalmaz. Yapmıyorsa, yaptırmıyorsa bize yetki versinler. Artık kaldırıma park eden arabaları bile çekemiyoruz. 14 tane çekicimizi yılbaşı itibariyle sistemden çektik. Onlar vakıf kuracaklar, çekecekler. Hatta araçların bir kısmını da onlara bağışlayacağız. Çekme yetkimiz yok. Nasıl çekelim? Trafik polisi gelecek de denetleyecek de bize çekin diyecek. Trafik problemi siyasidir. Trafik problemine Sayın Vali Bey’in acilen el atmasını bekliyoruz. Sayın Vali Bey geldiğinden beri trafik koordinasyon toplantısı yapmasını bekliyorum.”

ile etiketlendi | Yorum bırakın

PKK’nın asayiş timinin ikinci lideri yakalandı

PKK'nın asayiş timinin ikinci lideri yakalandı

\

PKK’nın asayiş timinin ikinci lideri yakalandı

31.01.2014 17:13 762 kez okunmuş

Şırnak’ın Cizre ilçesinde terör örgütü PKK’nın asayiş timi olarak da bilinen Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) örgütünün ikinci lideri olarak tespit edilen şahıs, yapılan operasyonla yakalandı.

Cizre’de geçen yıl Haziran ayında askeri törenle kurulan terör örgütü PKK’nın asayiş timi Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) örgütü, ilçede yol kesip kimlik kontrolü yapıyordu. Kendilerine asayiş adını verip, hırsızlar, torbacılar ve uygunsuz davranışlara karşı mücadele etmek istediğini açıklayan asayiş timi, söylediklerinin aksine halkın huzurunu bozmaya başlamıştı. Yöre halkının da şikayetçi olduğu grupla ilgili olarak operasyonlar düzenlendi. Yapılan son operasyonda, asayiş timinin ikinci lideri konumundaki V.S. de yakalandı.

Asayiş timinin töreninde 80 kişinin bulunduğu tespit edildi. Yüzleri kapalı olan asayiş timinin kimliklerini belli etmeye çalışan emniyet mensupları, ince detaylara kadar inip şu ana kadar 80 kişiden 65 kişinin kimliklerini tespit etti. Yapılan operasyonlarda 61 kişi gözaltına alındı. 61 kişiden 43′ü tutuklanırken, 18 kişide tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kimlikleri tespit edilen 4 kişi de aranıyor. Geri kalanların tespit çalışmaları devam ediyor. Ayrıca, yakalanan 65 kişiden 35 kişinin hırsızlıktan ve torbacı olarak tabir edilen esrar satıcıları konularında daha önce sabıkalarının olduğu öğrenildi.

TEM ekiplerince yapılan son operasyonda ise asayiş timinin ikinci lideri konumundaki ve yapılan törende bildiriyi okuyan V.S. isimli şahsın da yakalandığı ve tutuklandığı öğrenildi. Yakalanan V.S.’nin üzerinde yapılan aramada esnaflardan ve vatandaşlardan alınacak haraç listesi bulunduğu kaydedildi.

, , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Meteoroloji’den fırtına uyarısı

Meteoroloji'den fırtına uyarısı

\

Meteoroloji’den fırtına uyarısı

30.01.2014 18:34 0 kez okunmuş

İzmir Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada kentte üç gün sürmesi beklenen fırtınaya karşı vatandaşların tedbirli olması istendi.

Valilik kanadından yapılan yazılı açıklamada şu uyarılara yer verildi: Kuzey Ege’de kuzeydoğudan (poyraz) 4 ila 6 kuvvetinde esmekte olan rüzgarın kuvvetini artırarak akşam saatlerinden itibaren 5 ila 7 (30-50km/saat) kuvvetinde fırtınamsı rüzgar, 31.01.2014 Cuma gününün ilk saatlerden itibaren 6 ila 8 (40 ila 75km/saat) kuvvetinde fırtına şeklinde esmesi beklenmektedir. Fırtınanın 02.02.2014 Pazar sabahının ilk saatlerinde etkisini kaybedeceği tahmin edilmektedir.İlimizde meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşlarımızın tedbirli olmaları gerekmektedir.?

, , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

230 yıllık anlaşma yeniden gündemde!

230 yıllık anlaşma yeniden gündemde!

\

230 yıllık anlaşma yeniden gündemde!

30.01.2014 02:09 51,806 kez okunmuş

Ukrayna’da yaşanan siyasi kriz nedeniyle parçalanması halinde, Kırım’ın Türkiye’ye katılacağı iddia edildi.

Hürriyet’ten Nerdun Hacıoğlu’nun haberine göre, Kırım’daki Rusya yanlısı yönetim, Kiev’deki son gelişmeler ışığında bir aydan beri “Batılılar başkent Kiev’i ele geçirirse biz ayrılırız” açıklamaları yapıyor.

Rus ve Avrupa basınında da bu açıklamalar yer almıştı.

OSMANLI İLE RUSLARIN 230 YILLIK ANLAŞMASI

Kırım yönetimi ‘ayrılırız’ diyor ama 230 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya İmparatorluğu arasında imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşması, Yarımada’nın öyle istediği gibi başına buyruk hareket edemeyeceğine hükmediyor.

Hala geçerliliğini koruyan ve Rus Çariçesi 2. Yekaterina’nın 19 Nisan 1783 yılında imzaladığı anlaşma uyarınca Kırım Yarımadası Osmanlı himayesinden alınarak Rusya’ya devredilmişti.

Ancak anlaşmanın en önemli maddelerinden biri Yarımada’nın bağımsızlık ilan edemeyeceğini ve üçüncü tarafa teslim edilemeyeceğini öngörüyordu. Böyle bir adımın atılması halinde Kırım’ın otomatik olarak Türkiye himayesine geri dönmesi gerekiyordu.

ÖZAL KIRIM’I İSTEYEMEMİŞTİ

1991 yılında SSCB parçalanarak onun yerine bağımsız Ukrayna devleti ortaya çıktığında, Türkiye Küçük Kaynarca Anlaşması’nı gerekçe göstererek Yarımada’yı geri isteme hakkını elde ediyordu. Ancak Turgut Özal yönetimi döneminde Türkiye’nin kuzeyinde yaşanan jeopolitik değişim ve genel dünya konjönktürü göz önüne alınarakAnkara tarafından bu seçenek gündeme getirilmedi. Türkiye sadece Kırım Yarımadası’nda yaşayan Tatar azınlığın haklarının verilmesini savunmakla yetinmişti.

TÜRKİYE “KIRIM’I İSTİYORUM” DİYEBİLİR

Son 23 yılda köprünün altından epeyce sular aktı. Günümüzde Kırım Yarımadası Ukrayna’dan ayrılarak tekrar Rusya’ya bağlanmak istediği süreçte ilk önce Kiev’den bağımsızlığını ilan etmesi gerekir. Tam da bu noktada uluslararası hukukun tüm kurallarına göre Türkiye ortaya çıkarak “Kırım Yarımadası yönetimini kontrolüme geri alıyordum” diyebilir.

, ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kırıkkale Cezaevi ile ilgili ‘ağır’ rapor

Kırıkkale Cezaevi ile ilgili 'ağır' rapor

\

Kırıkkale Cezaevi ile ilgili ‘ağır’ rapor

29.01.2014 16:06 983 kez okunmuş

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Cezaevleri Alt Komisyonu’nun, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndaki incelemelerine ilişkin hazırlanan rapor belli oldu.

Cezaevleri Alt Komisyonu, Kırıkkale Cezaevi’ndeki incelemelerini raporlaştırdı.

24. Yasama Dönemi’nde, Kırıkkale Cezaevi’nden komisyona 22 başvuru yapıldığı, çok sayıda toplu dilekçe bulunduğu, bu dilekçeler ayrı birer dilekçe olarak hesaplandığında başvuru sayısının 100′e yaklaştığı belirtilen raporda, kurum idaresi ve kurumdan sorumlu savcı tarafından alt komisyona bilgilendirmede bulunulduğu, rastgele seçilen odalardaki diğer mahpuslarla kurumdan herhangi bir görevlinin iştiraki olmaksızın görüşüldüğü bildirildi.

Raporda, cezaevi kapasitesinin 368 olduğu ancak cezaevinde 283 mahpusun kaldığı belirtildi.

Ziyaret edilen odalarda mahpusların, “keyfi arama yapıldığı, hükümlü ve tutukluların görüşmesinin keyfi bir şekilde engellendiği, sohbet hakkının kısıtlandığı, tecrit uygulandığı” konusunda şikayetçi olduğu belirtilen raporda, “Bazı mahpuslar TV kanallarının sayıca artırılması ve yansıttıkları siyasi fikirler açısından çeşitlendirilmesi talebinde bulunmuştur. Bir odadaki mahpuslar cezaevinde aşure dağıtımının aşure gününden sonra gerçekleşmesinden şikayetçi olmuştur. Bu konuda inançlarına saygı gösterilmesini talep etmişlerdir. Bir odadaki mahpuslar ailelerinin ikamet yerinden uzakta cezalarını infaz ediyor olmalarından şikayetçi olmuştur. Diş tedavilerine ilişkin hastane sevklerinin 1 ay kadar gecikebildiği bazı mahpuslarca ifade edilmiştir” denildi.

Psikolojik sorunları olan Mehmet Cangir adlı mahpusun ağzını dikmeye çalıştığı ve tırnak makası yuttuğu yönünde beyanları olduğu ifade edildi.

Bazı mahpusların musluktan akan suyu kirli olduğu için içemediğini bu nedenle, kantinden şişeyle su satın almak zorunda kaldıklarını belirttiği anlatılan raporda, “Kurum idaresinden edinilen bilgilendirmeden, musluktan akan suyun belediyeden temin edilen şehir suyu olduğu öğrenilmiştir. Bu sudan alınan bir numunenin Kırıkkale Valiliği İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’nce 12-13 Kasım 2013 tarihlerinde analiz edildiği öğrenilmiştir. Analiz sonucunda suda herhangi bir soruna rastlanmadığı ve suyun İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmaktadır” denildi.

Raporda, hastaneye sevk sürecindeki gecikmelerin çoğunlukla jandarma personeli eksikliğinden kaynaklandığı kaydedildi.

Şikayetler üzerine odaların sıcaklığı ve kalorifer peteklerinin ısısının kontrol edildiği, peteklerdeki ısının oldukça iyi olduğunun hissedildiği belirtilen raporda, bazı mahpusların avukat görüşme odalarının koridordan şeffaf camla ayrılıyor olmasını, savunma haklarına müdahale olarak değerlendirerek bu uygulamadan şikayetçi olduğu, bir mahpusun protesto amaçlı olarak, avukat görüşme odasındaki camı kırmaya çalıştığının öğrenildiği bildirildi.

Raporda, “Avukat görüşme odalarının koridordan şeffaf bir camla ayrılmasının savunma hakkına müdahale olarak nitelendirilmesi, anlaşılması ve hak verilmesi güç bir tutumdur. Zira kırılmaz camların kalındığı, mahpus ve avukatı arasındaki görüşmenin dışarıdan duyulmasına imkan vermeyecek düzeydedir. Ayrıca görüşmelere müdahale edilmesi veya görüşmelerin mahremiyetinin ihlal edilmesi de sözkonusu değildir. Benzerleri Avrupa ülkelerinde rastlanan bu uygulama; avukatların, mahpusların ve genel olarak kurum güvenliğinin korunmasını amaçlamaktadır” görüşüne yer verildi.

Bir kısım terör örgütüne mensup bazı mahpusların cezaevi hakkında ilettiği fazla sayıdaki şikayetlerin, cezaevi şartları göz önünde bulundurulduğunda haksız ve çok abartılı bulunduğu ifade edilen raporda, şöyle denildi:

“Bazı mahpusların mensup oldukları örgüt ideolojisi uyarınca, ceza infaz kurumlarını devlet veya sistemle bir mücadele alanı olarak tahayyül ettiği yönünde bir kanaat oluşmuştur. Ceza infaz kurumlarının durumu hakkında kamuoyunun yanıltılmasını amaçlayan bu örgüt ideolojisi, gerçek insan hakkı ihlallerinin tespitini zorlaştırmaktadır. Sağlık hizmetlerinde yaşanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla, kurumdaki diş ünitesinin modernize edilmesi ve aile hekiminin muayene/tedavi gün sayısının artırılması uygun olacaktır.

Ziyaret edilen bazı odalarda, 2013 Ağustos ayında göreve başlayan Kurum 1. Müdürü’nün uygulamalarının beğeniyle karşılanmasından memnuniyet duyulmuştur. Bu durum, pek çok sorunun iyi bir idari işleyişle giderilebileceğini göstermektedir. İncelenen gün itibariyle, kurumdaki kalorifer peteklerinin sıcaklığında ve ortam ısısında herhangi bir sorun olmadığı gözlenmiştir. Diğer taraftan ısıtılması gereken alanın genişliği ve yalıtımdaki sorunlar göz önünde bulundurulduğunda, havanın aşırı soğuk olduğu günlerde ısınma sorunu yaşanabileceği düşünülmektedir. Kendine zarar veren Mehmet Cangir adlı mahpusun gözlem altında tutulması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu mahpusun ayrıca psikiyatrik tedaviye ihtiyacı vardır.”

Raporda, kanuni bir tabir olmamakla beraber, “mahpus” kelimesinin tutuklu, hükmen tutuklu ve hükümlü anlamlarının her üçünü de barındıran çatı bir kavram olarak raporda yer aldığı vurgulandı.

, , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İHH-AYDER’den Suriye’ye 64. yardım tırı

İHH-AYDER'den Suriye'ye 64. yardım tırı

\

İHH-AYDER’den Suriye’ye 64. yardım tırı

29.01.2014 16:34 685 kez okunmuş

Konya’da bir firma tarafından sağlanan yardım tırı, İHH-AYDER aracılığıyla, Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere yola çıktı.

İHH-AYDER Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Erdim, gazetecilere yaptığı açıklamada, yardım malzemelerinin Suriye’deki mazlumlara ulaştırılacağını ifade etti.

Savaşın ilk gününden beri mazlumlarla beraber zalimlere karşı bir duruş sergilediklerini belirten Erdim, şunları kaydetti:

“Suriye’deki mazlumlarla omuz omuza zalimlere karşı taraf olduk. Birçok ilde bulunan insani yardım dernekleri olarak, Suriye’deki halka destek verdik. Yardımsever Konyalılar elindeki nimetleri paylaşarak, Suriye’deki mazlumların yanında olmaya devam ediyorlar. Sıkıntıları bitene kadar Suriye halkının yanında olacağız. Bugün Konya’dan Suriye’ye 64. insani yardım tırını dualarla uğurluyoruz.”

Gıda yardımında bulunan firmanın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kağnıcı da Suriye’de gıda alanında ciddi sıkıntı yaşandığını dile getirdi.

Medyaya yansıyan fotoğraflardan sonra üzüntülerinin daha da arttığını vurgulayan Kağnıcı, “Suriye’ye yardım yapmamızın uygun olacağına karar verdik. Yaklaşık 12 ton unlu mamulleri Suriye’ye gönderiyoruz. İHH-AYDER yetkililerine katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

ile etiketlendi | Yorum bırakın